Yurt dışında bulunan şubeyle ilgili kayıtların nasıl tutulacağı hk. (26.04.2007)
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Vergi Dairesi
Başkanlığı
(Mükellef Hizmetleri Usul
Grup Müdürlüğü)
Sayı :
B.07.1.GİB.4.06.18.02/32280
Konu :
Dilekçeniz.
…
İlgi : …
tarihli ve … sayılı dilekçeniz.
İlgi dilekçeniz incelenmiş ve
gerekli açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
Bilindiği üzere, 21/06/2006 tarih ve 26205 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanununun 3 üncü maddesinde; “Kanunun 1 inci maddesinde sayılı
kurumlardan kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, gerek Türkiye içinde
gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden
vergilendirilirler.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun “İstisnalar” başlıklı 5 inci
maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendinde, yurtdışında yapılan inşaat,
onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç
hesaplarına intikal ettirilen kazançların kurumlar vergisinden müstesna olduğu
hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 280 inci maddesinde; “Yabancı paralar borsa rayici ile
değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç
yerine alış bedeli esas alınır.
Yabancı paranın, borsada
rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur. …”
hükmüne yer verilmiştir.
Yurtdışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri
ve teknik hizmetten bahsedebilmek için bu işlerin fiilen yurt dışında bulunan
işyerleri ve daimi temsilciler aracılığıyla yapılması ve Türkiye’de genel netice
hesaplarına intikal ettirilecek kazancın; işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt
dışında bulunan firmalar ile yurt içinde bulunan firmaların yurt dışında
kendileri adına faaliyet gösteren işyerlerinden elde edilmesi gerekir.
Bu itibarla, Katar mukimi bir firmaya yapıldığı
belirtilen inşaat işinin, yurtdışında bulunan işyeri veya daimi temsilciniz
aracılığıyla yapılması halinde, bu iş dolayısıyla elde edilerek Türkiye’deki
genel netice hesaplarına intikal ettirilecek olan kazancınızın Kurumlar Vergisi
Kanununun 5 inci maddenin 1 inci fıkrasının (h) bendine göre istisna edilmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan, merkezi Türkiye’de bulunan
firmanızın yurtdışındaki şubelerinde yürütülen işlere ilişkin kar veya zarar,
Türk vergi mevzuatına göre değil, ilgili ülkenin vergi mevzuatına göre tespit
edilmekte ve o ülke vergi mevzuatına göre elde edilen kazanç Türkiye’de genel
netice hesaplarına intikal ettirilmektedir. Dolayısıyla, yurtdışındaki işlerin
yürütülmesi için kurulan şubeler merkezi Türkiye’de bulunan firmanın iştiraki
gibi değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, Türkiye’de bulunan firmanızın iştiraki
gibi değerlendirilen yurtdışı şube kayıtlarının merkez işletmenizin kayıtlarında
tutulması mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, firmanızın yurtdışında yaptığı
işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi söz
konusu olmayacaktır.
Öte yandan, iştirak olarak
kabul edilen yurt dışındaki şubenize ait meblağların merkez işletmenizce
kullanılması halinde “393-Merkez ve Şubeler Cari Hesabı”na kaydedilmesi
mümkündür. Bu şubeye ait banka meblağlarının merkez işletmece kullanılmaması
halinde ise merkez işletmenin kayıtlarında söz konusu paraların izlenmesine
gerek bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica
ederim.
|