Finansal kiralama yoluyla alınan demirbaşa nasıl amortisman ayrılacağı hk. (13.03.2007)
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
Sayı :
B.07.1.GİB.4.06.18.02/32mük290-1-5776
Konu : Finansal kiralama yoluyla alınan
demirbaşa
nasıl amortisman ayrılacağı hakkında.
….
İlgi : Gelir İdaresi Başkanlığına
hitaben verilen … tarihli ve … sayılı dilekçeniz.
İlgi dilekçenizde; … Vergi
Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi olduğunuzu ve yurt dışından
kiralama yolu ile işyerinizde kullanmak üzere demirbaş satın alacağınızı
belirterek, söz konusu demirbaşın taksitleri ödenirken nasıl amortisman
ayrılacağı ve yapmanız gereken hususlar hakkında görüş talep etmektesiniz.
Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Finansal
kiralama işlemlerinde değerleme” başlıklı mükerrer 290 ıncı maddesinin
üçüncü fıkrasında finansal kiralama; “Kira süresi sonunda mülkiyet hakkının
kiracıya devredilip devredilmediğine bakılmaksızın, bir iktisadi kıymetin
mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan tüm riskler ile yararların kiracıya
bırakılması sonucunu doğuran kiralamalar” olarak tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; “Kiracı
tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadi kıymeti kullanma
hakkı, bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının
birinci bölümünde kiralama konusu iktisadi kıymet için belirlenmiş esaslar
çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tabi tutulur.
Kiralayan tarafından, finansal kiralamaya konu
iktisadi kıymetin bu maddenin (1) numaralı fıkrasının üçüncü paragrafına göre
belirlenen değeri üzerinden amortisman ayrılmaya devam olunur.
Bu madde kapsamında değerlenen borç ve alacak
tutarları reeskonta tabi tutulmaz.
Kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine
göre yapılan kira ödemeleri, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak
ayrıştırılır. Ayrıştırma işlemi her bir dönem sonunda kalan borç tutarına, sabit
bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılır…” hükmü yer
almaktadır.
Öte yandan, 319 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile mükerrer 290 ıncı maddenin uygulanmasına yönelik usul ve esaslar
açıklanmış olup “II- Değerleme ve Amortisman Uygulaması” başlığı altında
yer alan “Kiracıya İlişkin Hükümler” başlıklı (B) bölümünün;
Birinci fıkrasında; Finansal kiralama işlemine konu
iktisadi kıymetin kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu
iktisadi kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin
bugünkü değerinden düşük olanı ile değerleneceği, finansal kiralama konusu
iktisadi kıymetin, kullanma hakkı olarak aktife alınarak karşılığında ise
kiralayana olan borcun pasife kaydedileceği,
İkinci fıkrasında; kullanım hakkının, Vergi Usul
Kanunu ve ilgili genel tebliğlerde bu iktisadi kıymet için tespit edilmiş
amortisman sürelerinde amorti edileceği,
Üçüncü fıkrasında ise finansal kiralama
sözleşmesine göre yapılan kira ödemelerinin, borç anapara ödemesi ve faiz
gideri olarak ayrıştırılacağı ve bu ayrıştırmanın her bir dönem sonunda kalan
borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde
yapılacağı, kiralayan açısından yorumu yapılan “her bir dönem sonu” ifadesinin,
kiracı açısından sözleşmede belirtilen kira ödeme tarihini ifade ettiği.
Beşinci fıkrasında, finansal kiralama işleminin
esas olarak bir kredi işleminden farklı olmadığı, kiralayana ödenen finansal
kiralama bedellerinin faiz kısmının finansman gider kısıtlamasına tabi olduğu
belirtilmiştir.
Buna göre; finansal kiralama yoluyla iktisap
edeceğiniz demirbaşa ait kira ödemelerinin kayıtlara intikal ettirilirken,
öncelikle anapara ve faiz gideri olarak ayrıştırılması, bunu müteakiben finansal
kiralama sözleşmesine göre iktisadi kıymetin bedeline tekabül eden kısmının
(kiralama konusu iktisadi kıymetin rayiç bedeli ile yapılacak kira ödemelerinin
bugünkü değerinden düşük olanının) “kullanım hakkı” olarak aktifleştirilmesi ve
bu tutar üzerinden amortisman ayrılması gerekmektedir. Ayrıca, kira ödemelerine
ilişkin ayrıştırma her bir dönem sonunda (finansal kiralama sözleşmesinde yer
alan kira ödemelerinin yapılacağı tarih) kalan borç tutarına sabit bir dönemsel
faiz oranı uygulanmak suretiyle yapılacağından, sadece ilgili yılda
uygulanabilecek faiz gideri, dönem giderleri arasında yer alacaktır. Dolayısıyla
iktisadi kıymetin, kullanım hakkı olarak aktifleştirilip, bu değer üzerinden
amortismana tabi tutulması nedeniyle, anapara ödemeleri dönem gideri olarak
dikkate alınmayacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
|