Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Muktezaları (Özelgeler)


Belge düzeni hk. (12.01.2007)

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

 

 

Sayı  : B.07.1.GİB.4.06.18.02/32229-9

Konu :

 

 

…….................... BELEDİYESİNE

 

 

 

İlgi:     ../../2006 tarihli ve ……………………. sayılı dilekçeniz.

 

İlgi dilekçenizde; Belediyenizce …… adı altında kadınlara yönelik olarak yürütülen el becerisi ve meslek edindirme kurslarında kursiyerlerce üretilen el ürünlerinin şehir içinde, yurt içinde ve yurt dışında açılacak satış merkezlerinde satılarak gelirlerinin ilgili kursiyerlere verilmesi, ayrıca üretim atölyeleri kurularak özel ve tüzel kişilerden sipariş alınmak suretiyle imalat yapılmasının düşünüldüğü belirtilerek kursiyerlere ait el ürünlerinin belediyenizce açılacak satış merkezlerinde satılabilmesi ve üretim atölyeleri kurularak sipariş üzerine imalat yapılabilmesi için izlenecek prosedür hakkında Başkanlığımızdan görüş talep edilmiştir.

KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

03.06.1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile ek ve değişiklikleri 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 21.06.2006 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış olup, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ise 21.06.2006 tarih ve 26205 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 nci maddesinde, iktisadi kamu kuruluşları kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup, aynı Kanunun 2 nci maddesinin 3 ve 6 numaralı fıkralarında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticari, sınaî ve ziraî işletmelerin iktisadî kamu kuruluşları olduğu, iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadî niteliğini değiştirmeyeceği  hükme bağlanmıştır.

Buna göre, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olarak ticari, sınai ve zirai konularda faaliyet gösteren işletmeler kurumlar vergisi mükellefidirler.

Bu çerçevede, Belediyeniz tarafından …… adı altında kadınlara yönelik olarak yürütülen el becerisi ve meslek edindirme kurslarında ve üretim atölyelerinde yapılan ürünlerin;

-Belediye tarafından açılacak satış merkezlerinde satışı sonucu Belediyeye her ne isim altında olursa olsun tamamen veya kısmen bir bedel kalması durumunda Belediyeye bağlı bir iktisadi kamu müessesesi oluşacağından kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekir.

-Belediye tarafından yurtiçi ve yurtdışında açılacak satış merkezlerinde sipariş almak suretiyle yapılıp satılması halinde ise söz konusu faaliyeti ticari hacim ve mahiyette bulunduğundan, bu faaliyet dolayısıyla Belediyeye bağlı bir iktisadi kamu müessesesi oluşacağından kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi ve mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; “Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar Gelir Vergisinden muaftır.” hükmü yer almakta olup, aynı fıkranın 6 ncı bendinde de, “Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartı ile oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamülleri, örgü, dantel, her nevi nakış işlerini ve her nevi turistik eşya hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, ip ve urganları dükkan açmaksızın satanlardan 47 nci maddenin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı şartları haiz bulunanların esnaf muaflığından yararlanabileceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, aynı maddenin 2 nci fıkrasında; “Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine devamlılık ve bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.” hükmü yer almıştır.

Yine aynı maddenin son fıkrasında da; (3946 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük; 01.01.1994) “Bu muaflığın 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, Belediye tarafından düzenlenen kurslara katılan kadınların aile ekonomilerini güçlendirmesi amacıyla yapmış oldukları ürünleri satmaları ve karşılığında bir bedel almaları durumunda esnaf muaflığından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-g maddesinde, “Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin  ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri, katma değer vergisine tabidir.” hükmü yer almaktadır.

İlgili maddede belirtilen kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin vergiye tabi olduğu hususu açıkça belirtilmiştir. Bu kuruluşların teslim ve hizmetlerinin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukuki statü ve kişilikleri vergilendirmeyi engellememektedir.

Bu nedenle, belediye tarafından …… adı altında kadınlara yönelik olarak yürütülen el becerisi ve meslek edindirme kurslarında ve üretim atölyelerinde yapılan ürünlerin satışı ve yurtiçi ve yurtdışında açılacak satış merkezlerinde sipariş almak suretiyle yapılıp satılması iktisadi kamu müessesesi oluşturacağından, bu faaliyetler katma değer vergisi konusuna girecek olup, yapılan faaliyetler katma değer vergisine tabi olacaktır.

Öte yandan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükmü yer almaktadır.

Ancak, Kanunun 17 nci maddesinin “Diğer İstisnalar” başlıklı 4 üncü bölümünün (a) bendinde, Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf esnaf ile basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinden istisna edildiği hükme bağlanmıştır.

Dolayısıyla, Belediye tarafından düzenlenen kurslara katılan kadınların aile ekonomilerini güçlendirmesi amacıyla yapmış oldukları ürünleri satmaları ve karşılığında bir bedel almaları durumunda esnaf muaflığından yararlanacaklarından bu teslimleri katma değer vergisi yönünden istisna olacaktır.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmıştır. Kanunun 231 inci maddesinin (5) numaralı bendinde faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı; 232 inci maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, satın aldıkları emtia ve hizmetler için de fatura istemek ve almak zorunda oldukları; 233 üncü maddesinde ise birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışların ve yaptıkları işlerin bedellerinin perakende satış fişleri, makineli kasaların kayıt ruloları veya giriş ve yolcu taşıma biletlerinden biri ile tevsik olunacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkındaki Kanun ile birinci ve ikinci sınıf tacirlere, Vergi Usul Kanununa göre fatura vermek zorunda olmadıkları mal satışları veya hizmet ifaları için ödeme kaydedici cihaz fişi kullanma zorunluluğu getirilmiştir.

Buna göre, Belediyeniz tarafından …… adı altında kadınlara yönelik olarak yürütülen el becerisi ve meslek edindirme kurslarında ve üretim atölyelerinde yapılan ürünlerin, yurt içi ve yurt dışında açılacak satış merkezlerinde gerek sipariş almak suretiyle gerekse doğrudan yapılıp satılması iktisadi kamu müessesesi oluşturacağından, bu faaliyete yönelik adınıza mükellefiyet tesis edilerek, elde edilen gelirler karşılığında yukarıdaki Kanun maddelerinde yer alan belge düzenine uyulması gerekecektir.

Öte yandan, Vergi Usul Kanunu çerçevesinde mükellefiyetle ilgili diğer yükümlülüklerin de yerine getirileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 



© 2007 Her hakkı saklıdır. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı / Strateji Grup Müdürlüğü