01.01.2006 tarihine kadar kesinleşmeyen vergi ziyaı cezasının 1 kat olarak düzeltileceği hk. (23.12.2006)
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
Sayı
: B.07.1.GİB.4.06.18.02/32344-
Konu
: 01/01/2006 tarihine kadar tebliğ edilip
kesinleşmeyen vergi ziyaı cezasının bir
kat
olarak düzeltileceği hakkında.
..................................................VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
İlgi : .../.../2006
tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.80.04/........ sayılı yazınız.
İlgi yazınızda; Dairenizin Dmg-2004-….. hesap numarasında
kayıtlı ……………………… adına vergi ziyaı cezası kesildiği, söz konusu cezanın
mükellef tarafından dava konusu edildiği, ancak davanın idare lehine
sonuçlandığı, ilgili mahkemenin kararına istinaden II no.lu ihbarnamenin
düzenlendiği ve …/…/2006 tarihinde mükellefe tebliğ edildiği, mükellefin
tahakkuk ettirilen vergi ve cezayı süresinde ödediği ancak 358 sıra no.lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar uyarınca tahakkuk ettirilen
vergi ziyaı cezasına itiraz ettiği belirtilerek, konu hakkında Başkanlığımızdan
görüş talep edilmiştir.
Bilindiği üzere, 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan, kesilecek
vergi ziyaı cezasının gecikme faizine endekslenmesi suretiyle hesaplanma şekline
ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesinin E. No. 2001/3, K. No. 2005/4 sayılı Kararı
ile iptal edilerek bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı
ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. (Karar 20/10/2005 tarih ve 25972
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.)
Anılan karar gözönünde
bulundurularak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinin (diğer fıkra
hükümlerinde bir değişiklik yapılmaksızın) ikinci fıkrası yeniden düzenlenmiş
olup, bu düzenleme 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere 08/04/2006
tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. 5479 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
değişen söz konusu fıkra hükmüne göre, vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa
uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği hükme
bağlanmıştır.
5479 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle de Vergi Usul
Kanununa geçici 27 nci madde eklenmiştir.
Bu maddede, 1/1/2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin
olarak bu tarihten sonra ortaya çıkan ve vergi ziyaı cezası kesilmesini
gerektiren fiiller için ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı
cezası kesileceği, bu cezanın; vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle
sebebiyet verenlere üç kat, bu fiillere iştirak edenlere bir kat, vergi
incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç
olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için de
yüzde elli oranında uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Yapılan bu düzenleme ile
1/1/2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra kesilmiş
ya da kesilecek olan vergi ziyaı cezalarının 344 üncü maddedeki yeni hüküm
esas alınarak uygulanmasına yasal zemin oluşturulmuştur.
Konuyla ilgili olarak yayımlanan 358 sıra no.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin “1/1/2006 Tarihinden Önce Kesilen Vergi Ziyaı
Cezaları”na ilişkin açıklamaların bulunduğu “3.1.1.” bölümünde, “344 üncü
maddenin 5479 sayılı Kanunla değişmeden önceki ikinci fıkra hükmüne göre
hesaplanarak 01/01/2006 tarihinden önce kesilip tebliğ edilen vergi ziyaı
cezalarından; 01/01/2006 tarihinden önce kesinleşen ancak henüz tahsil edilmemiş
olanların takip ve tahsili yolunda gerekli işlemlere devam edilecek, 01/01/2006
tarihinden itibaren kesinleşenler ile bu tebliğin yayımlandığı tarih itibariyle
henüz kesinleşmemiş olanlar hakkında ise gerekli düzeltme işlemleri
yapılacaktır.” denilmiştir.
Buna göre, Anayasa Mahkemesinin E. No. 2001/3, K. No. 2005/4
sayılı kararı 20/10/2005 tarihli ve 25972 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanıp, bu
tarihten 6 ay sonra yürürlüğe girdiğinden, 01/01/2006 tarihinden önce 344 üncü
maddenin 5479 sayılı Kanunla değişmeden önceki ikinci fıkra hükmüne göre
hesaplanarak tebliğ edilip kesinleşen vergi ziyaı cezaları için herhangi bir
düzeltme işlemi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak 01/01/2006 tarihinden
itibaren kesinleşen vergi ziyaı cezaları hakkında gerekli düzeltme işlemlerinin
yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 125 inci
maddesinde; “Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay’dan geçmiş olan
muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları
kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir.
Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı
mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.” hükmüne yer
verilmiştir.
Bu hüküm ile vergi ve buna bağlı uygulamalarla ilgili
mahkeme kararlarının kesin olduğuna ilişkin genel hukuk kuralına, vergi hataları
kapsamında olan muameleler açısından bir istisna getirilmiştir. Buna göre,
vergiyle ilgili muameleler yargı kararlarıyla kesinleşmiş olsa dahi, bu
muamelelerle ilgili hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar
verilmemiş olması kaydıyla, bu hatalar Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri
çerçevesinde düzeltme işlemine tabi tutulabilir.
Olayda ise, mükellef adına
kesilen vergi ziyaı cezasının dava konusu edilmesi nedeniyle 01/01/2006 tarihi
itibariyle kesinleşmediği, davanın idare lehine sonuçlanması nedeniyle de
358 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar dikkate
alınmaksızın vergi ziyaı cezasının bir kat olarak düzeltilmeden dava konusu
edilen tutar üzerinden II no.lu ihbarname düzenlendiği ve ../../2006 tarihinde
mükellefe tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mükellef ……………………… adına düzenlenen
ihbarnameler 01/01/2006 tarihi itibariyle henüz kesinleşmediğinden, söz konusu
mükellef adına 344 üncü maddenin 5479 sayılı Kanunla değişmeden önceki ikinci
fıkra hükmüne göre hesaplanan vergi ziyaı cezası hakkında gerekli düzeltme
işlemlerinin yapılarak, söz konusu cezanın gecikme faizine endekslenmeden bir
kat üzerinden hesaplanması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
|