Yurtdışında finans danışma veya finans kurumlardan borç almaları, tanıtıcılık va araştırma hizmetleri durumuda vergisel durum hk.(18.09.2005)
T.C.
ANKARA VALİLİĞİ
İl Defterdarlığı Usul Gelir Müdürlüğü
Sayı: B.07.4.DEF.0.06.14/
Konu: Yurtdışında finans danışma veya finans kurumlardan borç almaları, tanıtıcılık va araştırma hizmetleri durumuda vergisel durumu hakkında
İlgi : tarihli ve sayılı dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçede;
-Yurtdışında (Rusya, Azerbaycan, Kazakistan gibi ülkelerde) projelerine finans arayan firmalara yine yurtdışından (İngiltere, ABD, Hollanda, İsrail gibi ülkelerde) finans danışma veya finans kurumlarından borç almaları hususunda tanıtıcılık ve araştırma çalışmaları (proje etüt gibi) yapmayı düşündüğünüzü, bu faaliyeti Türkiye’de yapmayacağınızı Türkiye’de herhangi bir mal ve hizmet üretim ve satışınızın olmayacağını,
-Ancak bu işlemleri yaparken giderlerin (haberleşme, ulaşım, konaklama, kırtasiye) yurtdışında da Türkiye’de de olabileceğini, bu bağlamda bir vergi oluşursa ne şekilde vergilendirileceğiniz ve hangi defterlerin tutulacağı hususunda görüş talep edilmiştir.
A- Gelir Vergisi Kanunu Açısından
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Tam mükellefiyet” başlıklı 2 nci bölümünün 3 üncü maddesinde, Türkiye’de yerleşmiş olan gerçek kişilerin, Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazançlar ve iradlarının tamamı üzerinden vergilendirilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Yine Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.
…
Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (Bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir.” hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında, safi kazancın tespit edilmesi için hangi giderlerin indirim konusu yapılacağı hüküm altına alınmış olup, aynı fıkranın birinci bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, 4 üncü bendinde ise, işle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve ikamet giderlerinin (Seyahat maksadının gerektirdiği süreye maksur olmak şartıyla) indirim konusu yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, ve tarihli dilekçelerinizden yurtdışında projelerine finans arayan firmalara yine yurtdışından finans danışma veya finans kurumlarından borç almaları hususunda tanıtıcılık araştırma çalışmaları yaptığınız ve bağlantılarınızı yurtdışındaki partnerlerinin aracılığıyla ya da şahısların kendinize direk olarak ulaşması suretiyle yaptığınız anlaşılmış olup, söz konusu faaliyetinizin ticari organizasyon çerçevesinde yapılması nedeniyle ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmeniz gerekmektedir.
Öte yandan, anılan faaliyetiniz ile ilgili olarak yapmış olduğunuz haberleşme araçlarına (cep telefonu, işyeri telefonu vb.) ilişkin haberleşme giderleri söz konusu araçların işletmenizin aktifine kayıtlı olması ve ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan ilişkili olması, yapılan işin mahiyetine uygun ve iş hacmi ile mütenasip bulunması şartıyla ulaşım, konaklama (seyahat amacının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla) ve kırtasiye giderleri ise işle ilgili olması halinde tevsik edici belgelere dayandırılması şartıyla ticari kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.
B- Katma Değer Vergisi Kanunu Açısından
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
İşlemlerin Türkiye’de yapılması aynı Kanunun 6 ncı maddesinde;
-Malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını,
-Hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade eder şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla yurt dışında yapılan ve yine yurt dışında faydalanılan hizmetler katma değer vergisinin konusuna girmediğinden katma değer vergisi mükellefiyetiniz söz konusu olmayacaktır.
Öte yandan, faaliyetiniz ile ilgili olarak yurt içinde yapacağınız giderlere ilişkin indirimi mümkün olmayan katma değer vergisinin, işin niteliğine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği tabiidir.
C- Vergi Usul Kanunu Açısından
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172 nci maddesinde altı bend halinde sayılan gerçek veya tüzel kişiler Vergi Usul Kanununda sayılan defterlerden kendileri ile ilgili olanları tutmak zorundadırlar. Bu maddenin ilk bendinde ticaret ve sanatla uğraşan bütün kişiler defter tutma zorunluluğuna alınmıştır.
Aynı Kanunun 176 ncı maddesinde tüccarlar defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılmış, I’nci sınıf tüccarların bilanço esasına göre II’nci sınıf tüccarların işletme hesabı esasına göre defter tutacağı, 178 inci madde de ise, yeniden işe başlayan tüccarların yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II”nci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda, söz konusu faaliyetinizin ticari organizasyon çerçevesinde yapılması nedeniyle ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmeniz gerekmekte olup, tüccarların tabi olduğu esaslara göre defter tutmanız gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
|